Logo
My Journal

Yeni nesil iletişimcilerin devri

Bundan sadece 11 yıl önceydi. Tüm parametrelerde dip seviyeleri görmüş bir bankacılık sistemi, mutsuz, umutsuz ve geleceğinden kaygılı, geçmişteki hatalarıyla yüzleşmek zorunda olan bir halk. Ülkede yaşanan ekonomik kriz ve paralelindeki sıkıntılar tavan yaptığında “çıkış yolu” nu göstermek amacıyla yurtdışından başarılı Türk bürokratların adeta ”kurtarıcı” olarak yurda geri dönüşleri.

Ve tek partili siyasal dönemin getirdiği güç ve istikrar. Yıllarca biriken, ötelenen, ertelenen sorunlarla yüzleşme. Adeta bir ulusun uyanışı gibi, her yeni doğan gün yeni ticari anlaşmalar, yeni kurulan ekonomik sivil toplum örgütleri, yeni başarılar. IMF, borç, ödeme, kemer sıkma, bedeline hep birlikte katlanma söylemlerinin yerini alan birlikte başarma, kontrollü harcama ve tasarruf tanımları. Dış politikada koruyan, gözeten, hamilik yapan, komşularıyla sıfır sorun stratejisi benimseyen güçlü ve köklü bir ülke.

Her şeyin başı “iletişim”

İşte bu dönemde gerek haberleşme teknolojilerindeki, gerekse Türk insanının eğitim seviyesindeki gelişim, ticari hayatın iş yapma dinamiklerinde değişimi de beraberinde getirdi. Ülkelerin, yarattığı markalar kadar güçlü olduğunun bilincine varıldı.

İster kurumsal büyük şirketler, ister KOBİ’ler olsun girişimci ruhlarıyla pek çok coğrafyada yatırımlar, işbirlikleri yaptılar. Devletin KOSGEB, Turquality gibi destek programları işadamlarımızın elini güçlendirdi ve girişimcilik ruhu gelişti.

Sınır tanımayan Türk girişimcileri Avrupa’da, Afrika’da, Asya’da ve Ortadoğu’da inşaattan turizme, mobilyadan tekstile pek çok ürün ve hizmetleriyle yer almayı başardı. Markalarımızın başarıları dilden dile anlatıldı. Televizyon dizilerimiz ve filmlerimiz çok geniş bir alanda kültürümüzün ve değerlerimizin yayılmasına sebep oldu. Avrupa ve Amerika’daki muadilleriyle kıyaslandığında henüz emekleme dönemini yaşayan iletişim danışmanlığı sektörü de Türk markalarının güçlenmesi ve dünya üzerine yayılmasına paralel olarak gelişti. Pek çok PR ajansı ekonominin bu istikrarlı döneminde kuruldu. Ve bu PR ajansları ülkemizin güzide üniversitelerine bağlı iletişim fakültelerinde yetişmiş genç kardeşlerimize iş kapısı oldular.

Biz iletişim danışmanları da bu değişim ve gelişimden olumlu etkilendik. Türkiye’de hizmet verdiğimiz özel müşterilerimizin sınır ötesi başarılarında da yanlarında yer alıp, destek olmamız gerekiyordu. Gerek insan kaynaklarımızı gerekse yatırımlarımızı bu amaçla yeniden şekillendirdik. Manifesto İletişim Grubu olarak Birleşik Arap Emirlikleri’nde şirket kurduk. Manifesto Middle East. Kendi markasıyla yurtdışında hizmet veren ilk iletişim danışmanlığı şirketi olduk. Manifesto Moskova, Manifesto Erbil, Manifesto Dubai, Manifesto Abudabi’yi Manifesto Monte Carlo izledi.

Müşterimizin iş yaptığı coğrafyalarda hemen yanında yer alma vizyonumuzla sektörümüzde fark yaratmayı amaçladık.

 

 

Comments are closed.