Logo
My Journal

Sosyal medya stratejisi

Sosyal medyadaki riskler ve fırsatlar: Sosyal medya dost mu düşman mı?

İletişim teknolojilerinde yaşanan hızlı gelişim, akıllı telefonlar, ucuzlayan kullanım maliyetleri sayesinde sosyal medya hayatımızın vazgeçilmezi oldu.

Sosyal medya programlarında hesabı olan her kişi “bireysel yayıncı” haline geldi. Kitlelerin düşüncelerini etkileyebilen, toplumu örgütleyebilen davranış değişiklikleri oluşturabilen bireysel yayıncılar, siyasal iktidarlar üzerinde baskı kurabiliyor, hatta “Arap Baharı” diye nitelendirilen domino efekti ile diktatörlerin hayatlarının akışını, ülkelerin kaderlerini değiştirebilecek güce ulaştı.

Hal böyle iken ürününüz, hizmetleriniz, kurumunuz veya şahsınız hakkında günün her saatinde dünyanın herhangi bir noktasından yorum, eleştiri veya övgü almanız mümkün. Kasıtlı veya kasıtsız yorumların şirketlerin çalışanlarını, bayilerini, tedarikçilerini, müşterilerini, hissedarlarını, piyasa değerini, karlılığını, marka değerini kısacası itibarını etkileyebilir. Ve bu yorumlar sosyal medya platformunda kontrolsüz bir şekilde yayılabilir. Hizmet aldığınız PR ajansı kriz yönetmek zorunda kalabilir.

Peki PR ajansları olarak bu bilgi paylaşım mecrasını nasıl değerlendirmeliyiz?

Görmezden gelmek, yok saymak, sosyal medyaya yapılan yatırımı zaman ve kaynak israfı olarak görmek mi? Yoksa tam tersi tüm olanakları seferber edip sosyal medyaya balıklama dalmak mı? Her iki seçenek de bizi doğru yola sevk etmez, aynı konvansiyonel medyada olduğu gibi sosyal medyada da uzun soluklu stratejik iletişim yaklaşımı geliştirmek gerekir.

Sosyal medyayı nükleer enerjiye benzetmek mümkün, hem hayra hem de şerre kullanılabiliyor. Çünkü sosyal medyada hangi hesabın gerçek olduğunu neye ve kime hizmet ettiğini anlamak bazen oldukça zor olabilir. Belki sizin başarılarınızı çekemeyen rakibiniz veya düşmanınız, gerçek olmayan bir profil ile açtığı hesaptan sizi, ürününüzü, markanızı, şirketinizi kısaca itibarınızı tehdit edecek paylaşımlarda bulunabilir. Maalesef siber suçlarla mücadelenin hukuki altyapısı henüz tamamlanabilmiş değil. Mağduriyete uğrayan şahsın, markanın, ürünün kaybettiği itibarı geri kazanması uzun zaman, emek ve yatırım gerektiriyor. Adaletin sağlanması, teknolojide sınırları zorlayan hıza paralel olarak gelişiyor demek için henüz erken

Sosyal medyayı uzun soluklu stratejik iletişim yaklaşımı ile almak en akılcı olan tercih olacaktır. Strateji; amaca uygun programların ve uygulamaların seçilmesi, ürünün, hizmetin veya markanın rakiplerine kıyasla nasıl farklılaşacağına, nasıl konumlanacağına, hangi özelliklerinin ön plana çıkarılacağına karar verilmesi (bu aşama çok kritik; sektörü, rakipleri ve pazarı iyi algılamak, dinamiklerine hakim olmak gerekir) marka özüne ve konumlanmasına veya kurumun kültür ve değerleriyle zıt düşmeyecek mesajların belirlenmesi, mesajların ulaştırılması istenen kitlenin tanımlanması, hedef kitleden beklenen davranış değişikliklerine karar verilmesi, yürütülen çalışmaların belirli periyodlarla ölçümlenmesi, hedeften sapmalar fark ediliyorsa (evdeki hesap her zaman çarşıya uymayabilirJ) süreçlerin tekrar gözden geçirilmesi, bazen revizyonlar yapılması gerekebilir.

Manifesto İletişim Grubunda sosyal medyayı da verdiğimiz hizmetleri ve hayata geçirdiğimiz projeleri duyurmak maksadıyla verimli kullanmayı görev edindik. Hikayemizin en başında, daha şirketlerimizin isimlerini belirlerken sosyal medya hesaplarının müsait olup olmadığına bakarak karar verdik. Ortaklarımızın kültür ve değerlerini bilen, özümseyen arkadaşlarımızın bu hesaplardan mesajlarımızı hedeflediğimiz kitleye ulaştırmasını sağladık. Kurulduktan 2 ay sonra Manifesto’nun facebook hesabını inceleyen bir tekstil firmasının yöneticisi ile iletişim danışmanlığı antlaşması imzaladık.

Kim ne derse desin, dijital dünya tahminlerden daha hızlı bir şekilde gelişiyor. Dijital mecraların reklam pastasından aldıkları pay katlanarak büyüyor. İletişim danışmanları iş yapma biçimlerini bu yeni dünyanın kurallarına ve beklentilerine göre yeniden şekillendirmek zorunda. Yeni iletişim ve paylaşım yöntemlerine kayıtsız kalmak, geleceğe kalkan uçaktan bilet almamaya benzetilebilir.

Comments are closed.